Kayseri’de Bir Fabrika, On Yıl ve İçimde Biriken Sessizlik Sabahları Erciyes’in soğuk yüzü pencereden içeri sızarken, işe gitmeden önce mutfakta içtiğim çayın buharına bakıyorum. Defterim hep masanın köşesinde duruyor. Yazmasam bile orada olması iyi geliyor. Sanki bir şeyleri tutuyor, dağıtmıyor. O gün de öyle bir sabahtı. Kayseri’nin o sert ama garip şekilde alıştığım rüzgârı vardı. Fabrikaya giden servise bindiğimde herkes suskundu. On yılını aynı yerde geçiren bir adamın sessizliği olur ya… işte öyle bir hava. Ben o gün sadece bir şeyi düşünüyordum: 10 yıllık işçi kendi istifa ederse tazminat alır mı? Sorunun kendisi bile içimde bir yere takılı kalmıştı. Çünkü…
Yorum BırakSevimli Yaşam Tüyoları Yazılar
Geçmişi anlamak, bugün kullandığımız kelimelerin ve teknik ifadelerin yalnızca birer “anlam” değil, aynı zamanda uzun bir toplumsal deneyimin tortusu olduğunu gösterir. “Ambeleye Kalkma” Ne Anlama Gelir? Bugünün konusu abrul kelimesinin kökeni nedir. Babucci olarak bu başlığı sade başlıklarla sizlere sunuyoruz. “Ambeleye kalkma”, özellikle dizel motorlarda görülen, motorun kontrolsüz şekilde kendi kendine hızlanması ve durdurulamaması durumunu ifade eder. Teknik literatürde buna “diesel runaway” denir. Motor, yakıt kontrolü dışında farklı kaynaklardan (motor yağı sızıntısı, emilen yanıcı gazlar vb.) yanıcı madde buldukça hızlanır ve sürücü müdahalesi etkisiz hale gelir. Bu ifade Türkiye’de özellikle ağır vasıta sürücüleri, sanayi ustaları ve kırsal mekanik pratik içinde…
Yorum BırakAraç kasko yaptırmak mantıklı mı? Bilimsel ve günlük hayat arasında bir değerlendirme Eskişehir’de yaşayan, üniversitede araştırma yapan biri olarak son yıllarda hem öğrencilerle hem de meslektaşlarımla en çok konuştuğumuz konulardan biri şu oldu: “Araba almak yetmiyor, bir de kasko yaptırmak gerekiyor mu gerçekten?” Özellikle araç fiyatlarının, yedek parça maliyetlerinin ve şehir içi trafik yoğunluğunun arttığı bir dönemde bu soru artık sadece ekonomik değil, neredeyse psikolojik bir meseleye dönüşmüş durumda. Bu yazıda “Araç kasko yaptırmak mantıklı mı?” sorusunu sadece duygularla değil, risk, olasılık ve maliyet dengesi üzerinden, herkesin anlayabileceği bir dille ele alacağız. Ama bunu yaparken kuru bir sigortacılık dersi gibi…
Yorum BırakBabucci ailesi için hazırladığımız bu yazıda Alzheimer hastaları nöbet geçirir mi ile ilgili kritik ayrıntılara yer veriyoruz. Alzheimer Hastaları Nöbet Geçirir mi? Bilişsel, Duygusal ve Sosyal Psikoloji Merceğinden Bir İnceleme İnsan davranışlarının ardındaki görünmeyen süreçleri düşündüğümde beni en çok etkileyen sorulardan biri şu oluyor: Bir insanın zihnindeki değişimler, bedeninin ve duygularının verdiği tepkileri nasıl şekillendirir? Hafıza kaybı, kişilik değişimleri ya da ani davranış farklılıkları gibi durumlara yalnızca biyolojik bir bozulma olarak bakmak çoğu zaman eksik bir tablo oluşturuyor. Çünkü insan zihni; anılar, duygular, korkular, ilişkiler ve bedensel tepkiler arasında sürekli bir etkileşim içinde çalışıyor. Alzheimer hastalığı denildiğinde çoğu kişinin aklına…
Yorum BırakKurt Baba oyunu kaç kişiyle oynanır? Çocukluk kalabalıklarının içinde bir oyun hafızası Hoş geldiniz! Babucci olarak bu yazımızda “3 kişi yüzbir oynanır mı” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz. Ankara’da büyürken aklımda en net kalan şeylerden biri, apartmanların arasında yankılanan çocuk sesleriydi. Özellikle yaz akşamları, güneş çekilip beton biraz serinlediğinde, sokağın bir köşesinde mutlaka bir grup çocuk toplanırdı. Kimimiz top oynardı, kimimiz saklambaç, kimimiz de o dönemin en “kalabalık” oyunlarından biri olan Kurt Baba’nın peşine düşerdi. O zamanlar kimse “Kurt Baba oyunu kaç kişiyle oynanır?” diye internetten bakmazdı. Çünkü cevap zaten sokakta, o anki kalabalığın kendisiydi. Yine de zamanla hem gözlemlediğim hem…
Yorum BırakHoş geldiniz! Babucci olarak bu yazımızda “Umutsuzluk belirtileri nelerdir” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz. Umarız “Umutsuzluk belirtileri nelerdir” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Babucci ailesiyle kalmaya devam edin! Umutsuzluk belirtileri nelerdir? – Ankara’nın gri sabahlarında başlayan iç hesaplaşmalar Bir sabah Kızılay’da: kahve, trafik ve sessiz bir düşünce Ankara’da sabahlar biraz farklıdır. İstanbul gibi aceleci değil ama İzmir gibi de rahat değildir. Arada bir yerde, griyle karışık bir hız. Geçen hafta Kızılay’da işe giderken elimde kahve, kulaklarımda yarım yamalak bir playlist vardı. Otobüs durağında bekleyen insanların yüzlerine baktım. Kimse birbirine bakmıyordu ama herkes sanki aynı şeyi düşünüyordu: “Bugün de geçecek mi?” O…
Yorum BırakBugünkü konumuz Altın Portakal Film Festivali ne zaman. Babucci olarak bu başlığı yakından incelemeye başlıyoruz. Altın Portakal Film Festivali Ne Zaman? Ekonomik Bir Okuma Kaynakların sınırlılığı ile insanın seçim zorunluluğu arasındaki ilişki, yalnızca piyasaların değil, kültürel etkinliklerin de temelini oluşturur. Bir film festivali takvimde yalnızca bir tarih değildir; aynı zamanda sermayenin, emeğin, zamanın ve dikkatin yeniden dağıtıldığı bir ekonomik yoğunlaşma anıdır. Bu açıdan bakıldığında, Altın Portakal Film Festivali yalnızca sinema sanatının değil, aynı zamanda ekonomik davranışların da sahnesidir. Altın Portakal Film Festivali genellikle her yıl ekim ayında Antalya’da düzenlenir. Türkiye’nin en köklü sinema organizasyonlarından biri olan bu festival, tarihsel olarak…
Yorum Bırak4’ün karesi ne demek? Günlük hayatta sandığımızdan daha derin bir matematik sorusu İlginizi Çekebilecek İçerik: 4'ün karesi 16 mıdır ? Babucci olarak bu yazımızda “4’ün karesi ne demek” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar! Bazı şeyler okulda öğreniliyor ama hayatın içine karışınca bambaşka anlamlar kazanıyor. “4’ün karesi ne demek?” sorusu da bana hep böyle geliyor. İlk bakışta basit bir işlem gibi duruyor: 4 × 4 = 16. Ama işin içine biraz düşünce, biraz günlük hayat ve biraz da alışkanlıklar girince, bu küçük matematik ifadesi birden farklı bir yere evriliyor. İstanbul’da yaşayan, sabahları işe yetişmeye çalışan, akşamları yorgun ama hâlâ bir şeyler…
Yorum BırakKültürler arasında nefesin anlamı: memelilerde akciğer ve “hava kesesi” meselesine antropolojik bir bakış Merhaba! Babucci ekibi bugün 6. sınıfta alveoller ne işe yarar konusunu en anlaşılır haliyle aktarıyor. İnsan davranışlarının çeşitliliğini anlamaya çalışırken, çoğu zaman biyolojik gerçeklerle kültürel yorumlar arasındaki sınırların ne kadar geçirgen olduğunu fark ediyorum. Bir yanda anatomi, fizyoloji ve evrimsel biyoloji; diğer yanda ritüeller, semboller ve anlam üretme biçimleri var. “Memelilerde akciğerlerde hava kesesi var mıdır?” sorusu ilk bakışta tamamen biyolojik bir tartışma gibi görünse de, antropolojik perspektiften bakıldığında bu soru insanın doğayı nasıl anlamlandırdığıyla da yakından ilişkilidir. Bu yazıda mesele yalnızca memelilerin solunum sistemi değildir; aynı…
Yorum BırakBabucci takipçilerine özel bu yazı, Sıfır bir sayıya bölünebilir mi konusunda ayrıntılı bilgi arayanlar için hazırlandı. Kelimelerin Eşiğinde: Sıfırın Sessizliği ve Anlatının Gücü Kelimeler, insanın boşluğu anlamlandırma çabasında kurduğu en eski köprülerden biridir. Bir boşluğu işaret etmek için bile önce onu adlandırmak gerekir. Edebiyat, tam da bu noktada devreye girer: var olanı anlatmak kadar, olmayanı da görünür kılmak ister. “Sıfır bir sayıya bölünebilir mi?” sorusu bu yüzden yalnızca matematiksel bir paradoks değil, anlatının sınırlarını yoklayan bir edebi imgedir. Çünkü edebiyat, çoğu zaman işlemlerle değil, kırılmalarla ilgilenir. Bir karakterin iç sesi, bir metnin sessiz boşlukları, anlatılmayan hikâyeler… Hepsi sıfırın edebi karşılıklarıdır.…
Yorum Bırak